Jump to content
t0z.net - Bilgi ve eğlence portalınız

All Activity

This stream auto-updates     

  1. Last week
  2. Süresiz olarak ertelenen liglere ilişkin çeşitli senaryolar ortaya atılırken, bunlardan en dikkat çekici olanı ise, sezonun yok sayılması halinde Galatasaray’ın 20 yıl aradan sonra Fenerbahçe’ye karşı elde ettiği Kadıköy galibiyetinin resmiyetini yitirecek olması. Liglerle ilgili farklı senaryolar konuşuluyor. Bunlardan biri de sezonun 'Yok' sayılması. Hukukçulara göre bu durumda maçlar iptal olacak. Yani Galatasaray'ın Kadıköy'de aldığı galibiyet de resmiyetini yitirecek. TFF sezonu tamamlamak istiyor Akşam’da yer alan habere göre, süresiz olarak ertelenen Süper Lig'in ne zaman başlayacağı belirsizliğini koruyor. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) sezonu kesinlikle tamamlamak istiyor. Bunun için farklı takvimler hazırlanmış durumda. Nisanda olmasa da mayıs ayında hızlandırılmış bir programla yarışın sonuçlandırılması planlanıyor. TFF'nin gündeminde şimdilik Play-Off oynatmak ya da şu anki puan durumuyla ligi tescil etmek yok. TFF Yönetim Kurulu şimdilik iki ihtimali gündemine bile almıyor. Ancak salgının ne zaman tehdit olmaktan çıkacağı ve futbol mesaisinin başlayabileceği bir ortamın sağlanacağı belirsizliğini koruyor. FIFA ve UEFA talimatları TFF’nin elindeki en büyük kozu Eğer ligin oynanması mümkün olmazsa Türkiye Futbol Federasyonu'nun sezonu hiç oynanmamış gibi kabul edeceği iddiaları en güçlü seçenek olarak konuşuluyor. Hem FIFA hem de UEFA talimatlarında yer alan, "Mücbir sebeplerden dolayı tamamlanamayan müsabakalar" hükmü bu konuda TFF'ye açılması muhtemel davalara karşı en büyük paratoner olacak. Tahkim ve CAS'ta açılması muhtemel davaların bu maddeye dayanılarak savunulabileceği belirtiliyor. Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi'nin, "Tamamlanamazsa bu lig yok sayılmalı" tezi de buna dayanıyor. Trabzonspor ve Başakşehir devre dışı kalır Elbette böyle bir ihtimale zirvedeki takımlar karşı çıkıyor. Çünkü Çebi'nin önerdiği son 5 yıla göre bir değerlendirme yapılarak Şampiyonlar Ligi'ne takım gönderilirse şu anda ilk ikide bulunan Trabzonspor ve Başakşehir devre dışı kalıyor. Hukukçular da böyle bir olasılık karşısında farklı görüşler ileri sürüyor. 20 yıl sonra gelen Kadıköy galibiyeti ne olacak? Hukukçuların bir bölümü 'Oynanan maçlar yok sayılır' derken, diğer bölümü 'Ligler yok sayılır ancak oynanan maçlar kayıtlara geçer' düşüncesinde. Maçların yok sayılması halinde sezonun en çok konuşulan galibiyeti de resmi kayıtların dışında kalacak. Zira Galatasaray, 20 yıl aradan sonra Fenerbahçe'yi Kadıköy'de 3-1 yenmiş ve büyük bir coşku yaşamıştı. TFF primleri konusunda kaos çıkacak Sezon yok sayılırsa Türkiye Futbol Federasyonu'nun dağıttığı performans primleri ve yayın gelirleri konusunda da kaos çıkması muhtemel. Ayrıca takımların futbolculara ödediği prim ve maç başı ücretler var. Gol krallığı yarışında da Sörloth'un kaydettiği 19 gol ve krallık yarışı rafa kalkacak.
  3. Dünyayı etkisi altına alan koronavirüsün ardından Çin’de yeni virüs krizi ortaya çıktı. İnsandan insana geçmeyen hantavirüs sebebiyle bir kişi öldü, 30’dan fazla kişi karantinaya alındı. Global Times gazetesi Çin'de hantavirüs nedeniyle bir kişinin öldüğünü ve bu kapsamda 30'dan fazla kişinin karantinaya alındığını yazdı. Hantavirüs insandan insana geçmiyor. Virüsün kemirgen hayvanlardan insanlara geçtiği belirtiliyor. Corona virüsü şimdiye dek küresel ölçekte 17 bini aşkın kişinin ölümüne yol açarken, Çin'den yeni bir virüs haberi geldi. Hantavirüsten bir kişi öldü Çin'in Global Times gazetesi, Yunnan eyaletinin Shandong kentinde adını açıklamadığı bir adamın işe giderken otobüste hayatını kaybettiğini yazdı. Adamda kemirgen hayvanların yenmesiyle insana geçtiği bilinen hantavirüs tespit edildi. Otobüste bulunan 30'dan fazla yolcuda da test pozitif çıktı ve yolcular karantinaya alındı.
  4. Earlier
  5. Sağlık Bakan Fahrettin Koca, Çin'den Türkiye'ye getirilen koronavirüs tanı kitlerinin ücretinin Atatürk tarafından ödendiği iddialarını yalanladı. Sağlık Bakan Fahrettin Koca, Çin'den Türkiye'ye getirilen koronavirüs tanı kitlerinin ücretinin Atatürk tarafından ödendiği iddialarını yalanladı. Bakan Koca, konuya ilişkin, "Kitler, paraları ödenerek alındı" dedi.
  6. Habertürk yazarı Fatih Altaylı, bugünkü köşe yazısında yetkililerin koronavirüs salgınına karşı yaptığı uyarıları dinlemeyip sokağa çıkanlara tepki gösterdi. Altaylı yazısında "Ben böyle bir salaklık, böyle bir ahmaklık, böyle bir sorumsuzluk, böyle bir rezillik, böyle bir aymazlık görmedim!" ifadelerini kullandı. Koranavirüs salgını riskini en aza indirmek için yetkililer sosyal alanlandan uzak durmayı önerdi. Ancak bu çağrıya uymayanlar da vardı. Evde izole olmak yerine eğlence mekanlarına ve sahillere koşanlar Habertürk yazarı Fatih Altaylı'yı çileden çıkardı. "Bu kadar eşekle Allah hepimizi korusun" başlıklı yazısında Altaylı, "Ben böyle bir salaklık, böyle bir ahmaklık, böyle bir sorumsuzluk, böyle bir rezillik, böyle bir aymazlık görmedim!" diye yazdı. Altaylı yazısına şöyle devam etti: Sayenizde pek yakında Türkiye İtalya’dan beter olacak bilesiniz Diğer illerdeki durumu bilmiyorum ama İstanbul’dan bir iki örnek vereyim. - Adam iki üniversite mezunu. Çok üst düzey yönetici. Önceki gün yurt dışından gelmiş ve 14 gün evinde oturması talimatı ile ülkeye sokulmuş. Geldiği ülke Avrupa’da coronadan en fazla etkilenen üç ülkeden biri. Adam dün çıkmış evinden. Yüzlerce kişinin çalıştığı iş yerine gelmiş. Yetmemiş, bir de bir süredir yurt dışında olduğu için rapor almak üzere diğer yöneticilerle toplantı yapıyor. - Hadi bu tekil bir sorumsuzluk. Dün İstanbul’da yolunuz Boğaz kıyısına düştüyse yandınız. Trafik kilit. Herkes sokakta. Açık buldukları lokantalara, kahvaltı salonlarına, muhallebicilere doluşmuşlar. Tıkış tıkış. Bir yandan instagram’dan sorumlu vatandaşlık çağrısı yapıyor, bir yandan menemen, bal kaymak, börek zıkkımlanıyorlar. Yuh artık kardeşim. Yuh artık. Sayenizde pek yakında Türkiye İtalya’dan beter olacak bilesiniz. Sizin yüzünüzden hastaneler tıklım tıkış dolacak. Muhtemelen dün kendini keyif için sokağa atanlar da aralarında olacaklar hastanelerde can çekişenlerin. Ey siz sorumsuzlar, tanıdığınız, sevdiğiniz pek çok insan ölecek bilesiniz. Kurtulanların önemli bir bölümünde hayatı boyunca taşıyacağı hasarlar olacak! Bunları bilin ve sokağa bunları bilerek çıkın. Vicdanınız el verecekse çıkın. Merak ettiğim ise şu: Bu kadar sorumsuz bu kadar vurdumduymaz olmak için ne yediniz? Bu ruh haline nasıl ulaştınız!
  7. Çin'de bilim insanları Kovid-19 salgınının genel belirtilerinin gün gün nasıl ortaya çıktığını gösteren iki araştırmayı yayınladı. Çin'de bilim insanları yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) genel belirtilerinin günden güne nasıl ortaya çıktığını gösteren iki araştırma yayımladı.Dünya genelinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarının sayısı 225 bini geçti. 9 bin aşkın kişinin ölümüne neden olan Kovid-19'un yaygın semptomları arasında ateş, halsizlik ve kuru öksürük bulunuyor. Salgının merkezi Asya'dan Avrupa'ya kayarken, koronavirüsün ilk ortaya çıktığı Çin'in Vuhan kentindeki bilim insanları, hastalığın seyrine ilişkin iki araştırma yayımladı." Ateş 12 gün sonra kaybolur "Vuhan Pulmonary Hastanesi ve Jinyintan Hastanesi'ndeki yetişkin vakalarının incelendiği birinci çalışmada Kovid-19'un erken belirtilerinden biri olan yüksek ateşin 12 gün boyunca, öksürüğün ise daha uzun sürebileceği belirtildi. Araştırmada, incelenen 191 hastanın yüzde 45'lik bir kısmının 12 gün sonra taburcu olduktan sonra öksürmeye devam ettiği görüldü.Nefes darlığı sorununun ise 13 gün sonra sona erdiği, ancak hayatını kaybedenlerde ölüm anına kadar devam ettiği ortaya konuldu. Hastalık 22 gün sürüyor Hastalığın başlamasından itibaren ortalama taburcu olma süresinin 22 gün,ortalama ölüm süresinin ise 18,5 gün olduğu belirlendi. Çoğu hasta bir haftada iyileşiyor Diğer taraftan, Vuhan Üniversitesi Zhongnan Hastanesi'nde 138 hastanın incelendiği çalışmada ise araştırmacılar ilk semptomlardan solunum zorluğu belirtilerine kadar geçen ortalama sürenin beş gün olduğunu ortaya koydular. Bunu yedi gün sonra hastaneye yatış ve sekiz gün ise solunum cihazı gerektiren nefes darlığı izliyor.Ancak, uzmanlar hastalarının büyük bir çoğunda, ilk 7 günde semptomlarının çoğunun kaybolduğunu ve iyileştiğini söyledi. Gün gün koronavirüs seyri Birinci gün: Hastalarda, ateş yükselir, kas ağrısı ve kuru öksürük ortaya çıkar. Bununla birlikte yorgunluk da yaşanabilir. Küçük bir azınlıkta ise bir veya iki gün boyunca ishal veya bulantı görülebilir.Beşinci gün: Enfekte olan kişinin kronik hastalığı varsa ya da yaşlıysa nerfes darlığı olarak da bilinen dyspnea ortaya çıkabilir. Bu durumda nefes almak gittikçe zorlaşır. Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri, maruziyetten iki ile 14 gün sonra ortaya çıkan semptomların ateş, öksürük ve nefes darlığı olduğunu söylüyor. En kritik gün 7. gün Yedinci gün: Bazı hastalar enfekte olmalarının yedi gün ardından hastanede yatmalarını gerektiren şiddetli bir nefes darlığı yaşayabilirler. Sağlık kuruluşları, sürekli göğüs ağrısı, nefes darlığı yaşayan ve yüzü ve dudakları mavimsi bir renge dönen hastaların acil bir şekilde tıbbi yardım alması öneriyor.Diğer taraftan, yedinci gün, hastaların büyük çoğunluğu için - yaklaşık yüzde 85'i - semptomların azalmaya başladığı ve izolasyondan çıkmanın bir olasılık olduğu noktadır.Onuncu gün: Solunum problemleri kötüleşen hastaların 10. günde yoğun bakım ünitesine girmesi gerekir.On ikinci gün: Wuhan'da yapılan ilk araştırmaya göre, hastalardaki ateş bu noktada sona eriyor. Hastalıktan kurtulanlarda, semptomlar yaklaşık 13 günün ardından yok oluyor.
  8. Virüsü 3 saniyede yok ediyor! Türkiye harekete geçti Sağlık Federasyonu Başkanı Raşit Dinç, Türkiye'e bir kişinin hayatını kaybetmesine yol açan koronavirüse karşı geliştirdikleri "Türk Işın Tedavi Sistemi" için Sağlık Bakanlığı'na klinik araştırma başvurusunda bulunduklarını açıkladı. Dinç, açıklamasında, Türk Işın Tedavisi'nin 3 saniyede virüsleri yok ettiğini belirtmişti. Sağlık Federasyonu Başkanı Raşit Dinç, koronavirüsüne karşı Türk laboratuvarlarında geliştirilen ve şu ana kadar yapılan denemelerde diğer virüs ve bakterilere karşı olumlu sonuçlar elde edildiğini kaydettiği "Türk Işın Tedavisi" ile ilgili açıklamalarda bulundu. Klinik araştırmalara başlayacak Dinç sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Türk Işın Tedavi Sistemi' için Sağlık Bakanlığı'na klinik araştırma başvurusu yaptıklarını duyurdu. Bakanlık onay verirse üretilen milli tıbbi cihaz klinik araştırmalara başlayacak. 4 üniversite birlikte çalışma yürüttü Raşit Dinç sürecin Gazi Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi ile birlikte yürütüldüğünü ifade ederek çalışmalara katılan tüm bilim insanlarına teşekkür etti. Kamuoyuna duyurulmuştu Sağlık Federasyonu Genel Başkanı Raşit Dinç, koronavirüse karşı Türk laboratuvarlarında geliştirilen ve şu ana kadar yapılan denemelerde diğer virüs ve bakterilere karşı olumlu sonuçları elde edilen "Türk Işın Tedavisini" kamuoyuna duyurulmuştu. 2-3 saniyede virüsü yok ediyor Dinç, yaptığı açıklamada; COVID-19 benzeri viral ve mikrobiyal enfeksiyonlarda kan ve vücut boşluklarına yerleşen zararlı organizmaların genellikle antibiyotikler ve anti-viral ilaçlarla tedavi edilmeye çalışıldığını ancak yeni geliştirilen sistemin bir kateter yardımı ile damar yoluna yerleştirilen ultraviyole ışığın özellikle kanda bulunan enfeksiyonları temizlemek için kullanılması ile gerçekleştirildiğini belirterek bu şekilde hem damar yolları hem de akciğer içerisine uygulanabilen ultraviyole ışığın, Influenza A ve B virüslerini tamamen yok ettiği, "bacillus stearothermophilus" bakterisine yapılan uygulamada ise bu bakterilerin 2-3 saniye arası bir sürede tamamen imhasını sağladığı bu sayede hastaların kısa zamanda hastalıktan kurtulabileceğini ifade etmişti. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Hikmet Selçuk Gedik ise ultraviyole ve fotonik lazer ışığı sayesinde hem kanda bulunan mikroorganizmalar hem de akciğer ve solunum yollarına yerleşmiş mikroorganizmaların bu yöntemler ile yok edilebileceğini söylemişti. Son olarak virüsün şimdiden iki mutasyonunun ortaya konduğunu belirten Gedik, antiviral ilaç stratejisinin bu nedenle geçici bir çözüm olabileceğini, ama saniyeler içerisinde virüsü yok eden bu ışın sistemi sayesinde virüsün bu mutasyonları geçirmeye zaman bulamayacağını bu nedenle tedavi yönetiminin etkinliğinin mutasyonlardan hiçbir şekilde etkilenmeyeceğinin altını çizmişti.
  9. Diyarbakır’ın tarihi Sur ilçesinde bulunan tarihi Ulu Cami'nde cuma namazında hutbe veren İl Müftü Yardımcısı Nihat Koç, koronavirüs hakkında konuştu. Bir virüsle dünya devletlerinin mücadele etmeye çalıştığını altını çizen Koç, şöyle konuştu: "O küçücük gözle görünmeyen virüs, birçok insanın peşinden koştuğu görüşü, ideolojiyi, düşünceyi yerle bir etti. Hani diyorlar ya gözümle görmediğime inanmam. Mademki görmediğin şeye inanmazsın, bu virüse niye inanırsın. Söz konusu Allah olunca, söz konusu İslam dini olunca, söz konusu ahiret hayatı olunca bu daha mı zordur. Görmediğime inanmam diyen bütün düşünceleri, ideolojiler ellerinde patlamış oldu." Ben Allah'tan bir nimet olarak görüyorum "Bu virüsü ben Allah’tan bir nimet olarak görüyorum ve bu virüsle mücadele etmenin en etkili yolu, temizlik olduğunu bize anlatıyor. İlacı bulunana kadar temizliğe dikkat edin. Günde en az 5 defa ellerinizi yıkayın. Diş ve ağız temizliğine dikkat edin." 'Yemekten önce ve sonra ellerinizi yıkayın' Hz. Muhammed'in (sav) yemeklerden önce ve sonra mutlaka ellerini yıkadığını aktaran Koç, "Elhamdülillah, Rabbimin peygamberi zaten bunu bize öğretmiş. Bundan bin 400 sene önce henüz daha hijyenin ne olduğu bilinmeden, yemekten önce ellerinizi yıkarsanız sağlıklı olursunuz, yemekten sonra ellerinizi yıkarsanız yediğiniz yemeğin bereketini görürsünüz diyen bir peygamberin ümmeti, elhamdülillah bugün en hafif hasarla biz atlatırız" şeklinde konuştu.
  10. Corona virüsü Türkiye’ye geldi. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca tarafından yapılan açıklamaya göre bir hasta da Coronavirus (COVID-19) tespit edildi. Peki Coronavirus korunma yolları neler? İşte, Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan Coronavirus 14 gün kuralı… Corona virüsü Sağlık Bakanlığı 14 gün kuralı ve Coronavirus korunma yolları son günlerin en çok araştırılanları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Özellikle yurt dışından gelenler için Sağlık Bakanlığı 14 gün kuralı yayınlayarak Coronavirus salgınına karşı önemli tedbirleri kamuoyuyla paylaştı. Peki, Coronavirus korunma yolları nelerdir? Sağlık Bakanlığı 14 gün kuralı ile ilgili merak edilen detaylar… CORONA VİRÜSÜ KORUNMA YOLLARI Corona virüsüne karşı korunma yollarının başında hijyen geliyor. Sık sık elleri yıkamak, maske takmak, elleri yıkadıktan sonra antiseptik veya kolonya kullanmak, tokalaşmadan olabildiğince kaçınmak en etkileyici korunma yolları arasında yer alıyor. Bununla birlikte bağışıklık sistemini güçlü tutmak gerekirse yine doktor kontrolünde bağışıklığı kuvvetlendirmek için ilaç ve gıda takviyesi yapmak da ikinci sıradaki korunma yolları arasında yer alıyor. Yine sağlıklı ve dengeli beslenme ile düzenli uyku da Coronavirus salgınına karşı alınabilecek tedbirler arasında sıralanıyor. SAĞLIK BAKANLIĞI 14 GÜN KURALI Son 14 gün içerisinde Coronavirus olan ülkelerden gelinmesi halinde Sağlık Bakanlığı’nın uyarıları şu şekilde: Ateş ve öksürük yoksa bile 14 gün evden çıkılmaması tavsiye ediliyor. Evden çıkılacaksa maske takılmalı Mümkün olduğunca toplu taşıma kullanılmamalı Ziyaretçi kabul etmeyin Ayrı bir odada kalın Odanızı sık sık havalandırın Mümkünse ayrı tuvalet kullanın Ayrı tabak ve bardak kullanılmalı Evde de tıbbi maske takılmalı
  11. Bim mağazalarında Bifa Bisküvi tarafından fason olarak üretilen Krınkıl Balık Krakerin çinde L-sistein adlı bileşenin olduğu anlaşıldı. L-sistein adlı maddenin, Asya'da özellikle Çin'de insan saçından ve domuz kılından hidroliz yoluyla elde edilen, küresel pazarda yıllık 5000 tonluk büyük bir pazar hacmine sahip olduğu biliniyor. Sosyal medyada büyük kitlesi bulunan ve insanları besin içerikleri hakkında bilgilendirmeye çalışan Gıda Dedektifi adlı hesaba her gün onlarca şikayet geliyor. Şikayetleri paylaşarak vatandaşları bilinçlendirmeye çalışan Gıda Dedektifi sayfası, bu kez de BİM mağazalarındaki skandalı ortaya çıkardı. Türkçe içerikte yazılmamış BİM mağazalarında Bifa Bisküvi tarafından fason olarak üretilen Krınkıl Balık Kraker'in içerisinde bulunan L-sistein adlı bileşenin ham maddesi pes dedirtti. Ayrıca krakerin içerisinde bulunan L-sistein adlı bileşen, kraker paketinin Türkçe içeriğinde yer almazken, Fransızca içerikte bulunduğu da görüldü. Bu durumun etiket mevzuatına aykırı olduğu da belirtildi. Hammadde saç ve domuz kılı Gıda Dedektifi'nin paylaşımına göre, L-sistein adlı maddenin, Asya'da özellikle Çin'de insan saçından ve domuz kılından hidroliz yoluyla elde edilen, küresel pazarda yıllık 5000 tonluk büyük bir pazar hacmine sahip olduğu, ayrıca Türk Gıda Kodeksi'ne göre ekmeklik unlarda kullanımının yasaklandığı aktarıldı. Ekmeklik unda bile yasak Özellikle hammaddesi açısından tartışmalı olan L-sistein adlı bileşenin Türk Gıda Kodeksi'ne göre ekmeklik unlarda bile yasaklanmasına rağmen özellikle en çok çocuklar tarafından tüketilen bu krakerin içinde bulunması tartışma konusu oldu. Kaynak Ortadogu Gazetesi
  12. TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI)'de 2009 yılında temeli atılan ve seri üretime geçen Türkiye'nin yerli ve milli ilk motoru TEI-PD170, törenle teslim edildi. TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI)'de 2009 yılında temeli atılan pistonlu motor projeleri kapsamında ortaya çıkan, yazılım, donanım ve tasarımı dahil olmak üzere yerli ve milli ilk motoru. Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir'in iştirakleriyle, seri üretime geçen Türkiye'nin ilk milli havacılık motoru olan TEI-PD170 Eskişehir TUSAŞ Motor Sanayii'nde düzenlenen törenle teslim edildi.
  13. İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Dış Hatlar Terminali’nde bekleyen yolcular için uyku kabini (sleepod) uygulaması hayata geçirildi. Uçuşu rötar yapan ya da uzun süre beklemeli transit uçuşların yolcuları için verilmeye başlanan 'sleepod' uygulaması İstanbul Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde hayata geçirildi. İstanbul Havalimanı’nın işletmecisi İGA’nın internet sitesinde yer alan bilgiye göre, havalimanın sessiz bir bölümüne kurulan ‘İGA Sleepod’lardan yararlanmak isteyen yolcular, 9 Euro karşılığında bir saatliğine bu imkandan yararlanabilecek. Eğer yolcu battaniye, yastık ve yastık kılıfı talep ederse bu durumda 2 Euro daha ödeyecek. Yolcuların yanındaki eşyalarını koymaları kabininin altında bir bagaj yeri bulunan sleepod’larda ayrıca telefon ve diğer elektronik eşyaların şarj edilebilmesi için bir de priz bulunuyor. İGA duyurdu İGA bu yeni hizmetini, “Havalimanında dinlenmenin en kolay yolu: İGA Sleepod’ şeklinde duyururken, şu ifadelere yer verdi: “İGA Sleepod hizmetimiz ile artık havalimanının içinde istediğiniz zaman dinlenebileceğiniz sadece size özel bir alan var. Özel fiyatları, kolay kullanımı ve havalimanında dilediğiniz an ulaşabileceğiniz en sessiz noktalarda bulunmasıyla siz de dinlenme keyfinizi İGA Sleepod ayrıcalığı ile yaşayabilirsiniz.”
  14. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, en çok merak edilen konular arasında yer alan yerli otomobilin fiyatıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Başkan Erdoğan, yerli otomobilin fiyatıyla ilgili ''Halkımızın alacağı bir fiyatta olacak'' ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı bir TV programında gündeme dair soruları cevapladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, en çok merak edilen yerli otomobilin fiyatıyla ilgili açıklama yaptı. 'Halkımızın alabileceği bir fiyatta olacak' Başkan Erdoğan, fiyatıyla ilgili soruya, 'Türkiye'nin otomobilinin fiyatı Halkımızın cebini inşallah sıkıntıya sokmadan alabileceği otomobil noktasında olacak diye düşünüyorum' ifadelerini kullandı.
  15. PlayStation Stüdyoları, The Last of Us oyununun dizi filmini çekmeye karar verdiler. Bunun için ise 'Game of Thrones', 'The Wire', 'Watchmen', 'WestWorld' gibi filmlerin yapımcısı prestijli HBO film kanalı ile anlaştı. Filmin yapımcısı 'Çernobil' mini dizisinin yazarı 'Craig Mazin' olacak, yardımcılığını ise 'Naughty Dog' oyun şirketinden 'Neil Druckmann' üstlenecek. Naughty Dog, son yılların en iyi video oyun yapımcısı olarak biliniyor. Şimdi merakla beklediğimiz konu: "Dizi ne zaman çekilecek ve ilk bölüm ne zaman yayınlanacak?"...
  16. Cep telefonu mesajlaşma ve konuşma uygulaması olan WhatsApp'a çok yakın bir zamanda gönderildikten bir süre sonra otomatik olarak silinen mesaj özelliği eklenecek. WhatsApp, gönderdiğiniz mesajların belirli bir süre sonra otomatik olarak silinmesini sağlayacak yeni bir özellik geliştiriyor. İlk olarak WhatsApp android uygulamasının 2.19.275 sürümünde ortaya çıkan kaybolan mesajlar özelliği, şu anda beta geliştirme aşamasında olduğundan herkes tarafından kullanılamıyor. Söz konusu özellik, ilk olarak geçtiğimiz ekim ayında ortaya çıkmıştı. Yeni gelen bilgilere göre WhatsApp, kendi kendine silinen mesajlar özelliğini çok yakında uygulamaya ekleyecek. Süresi dolan mesajlar silinecek WhatsApp'ın kaybolan mesajlar özelliğini kullanabilmek için; sohbet veya grup ayarlarından, kaybolan mesajlar özelliğini açmanız ve mesajların yayınlanma süresini seçmeniz gerekecek. Yani işaretlenen sohbetteki veya gruptaki mesajlar, seçtiğiniz süre dolduğunda otomatik olarak silinecek. Bu özellik, erişilmesini istemediğiniz hassas bilgi içeren mesajları daha güvenli hale getirebilir. Kaybolan mesajlar özelliğinin ne zaman yayınlanacağı ise bilinmiyor. Ancak şirket, gelecek ay yayınlanacak ilk kararlı sürümde, bu özelliği uygulamaya ekleyebilir.
  17. Miraç gecesi peygamber Efendimize Cennet ve Cehennem gösterilmişti. İşte orada gördüklerinden cehennemlik kadınlar ve azap sebepleri... Bir gün Fatıma validemiz ile birlikte Resûlullah (sav) huzuruna giren İmam-ı Ali , Nebiyy-i Ekrem efendimizi sürekli göz yaşı döker halde görünce üzülür. Bunun sebebini sormak ister ve sonunda o soruyu sorar! Hz.Ali, Efendimize; -Ya Resulullah , sizi böyle göz yaşı dökmeye sevk eden hadise nedir ? Ne için böyle coşkun ağlıyorsunuz ? Sorusundan sonra Peygamberimiz (sav), -Ya Ali , Miraç gecesinde Rabbim bana Cehennemin ( küçük ) suretini gösterdi . Orada yanacak kadınların misallerini gördüm . Çeşitli azaplarla tazip olunuyorlardı . Onun için göz yaşı dökmekteyim . diye cevaplandırdı. Hz. Ali ise; -Nasıl azap görüyorlardı ya Resulallah ? Efendimiz olayı şöyle anlatırlar, İşte cehennem ehli diye tabir edilenlerin yaptıkları, Bir kadın gördüm saçlarından asılmış sallanıp duruyordu . -Bir kadın gördüm , dilinden asılmış ağzından da katran dökülüyordu . -Bir kadın gördüm , göğsünden asılmış feryat ediyordu -Bir kadın gördüm , ayakları göğsüne , elleri başına bağlanmış , çevresinde yılan ve akrepler dolaşıyordu . -Bir kadın gördüm , gövdesi eşek , başı da hınzır başı gibi . -Bir kadın gördüm , köpek şekline çevrilmiş ağzından ateş dökülüyordu . Meleklerde dökmemesi için ateşten kamçılarla vuruyorlardı . Tabiki bu anlatılanlar karşısında Hz. Ali nasıl bir hale bürünmüştü! Daha fazla sabredemeyen Fatıma validemiz ise Resül ( sav ) gibi göz yaşı dökmeye başlarken ; sormaktan da kendini alamaz ve sorar : -Ya Resulallah , bu kadınların amelleri neydi , hangi hal ve tutumlarından dolayı böyle azap görmekteydiler ? İstikbalde vaki olacak hallerin aynını bir sinema şeridi gibi müşahede eden Resulallah ( s . a . v . ) şöyle haber verir . -Ya Fatıma , bunların böyle cezaya çarpılmalarına dünyadaki şu amelleri , şu tutum ve hareketleri sebep oluştur , der ve şöyle sıralamaya başlar tarif eder, İşte o 6 kadın ve sebepleri: 1 - Saçından asılı kadının günahı , saçını örtmeyişi , namahremden korunmayışıdır . Örtmekte bir marifet miymiş , demesidir . 2 - Dilinden asılı kadının günah ve hatası ise , diliyle kocasına eziyet edip bezdirmesi , ona cevap hakkı vermemesidir . 3 - Göğsünden asılı kadının günah ve kusuru ise , kocasının yatağından kaçması , onu yanından uzaklaştırmasıdır Efendimiz kadınları anlatmaya devam ederler. 4 . Ayakları göğsünde , elleri de boynuna bağlı bulunan kadının günahı da , gusülsüz gezmesi cenabetten yıkanmamasıdır ... Muayyen halden sonra da gusletmeyi terk etmesi gusül abdestini hafife alıp ibadetlerini yapmamasıdır . 5 . Bedeni eşek , başı da hınzır başı gibi olan kadının günahı da , devamlı yalan söylemesidir . 6 . Köpek şekline benzeyen ve ağzından ateş kusan kadının günahına da gelince , korkunç derecede komşuya haset yapması , çekememezlik halinde olması , hep komşunun ayıp ve kusuruyla meşgul olmasıdır . Resül Efendimiz daha sonra kızına şöyle buyurdu : -Kızım Fatıma , kocasına haksız yere isyan edip , eziyette bulunan kadınlara acıyorum . Onlara çok yazık . Yapmasınlar bunları . İbadetlerini yapsın , tesettürlerine riayet etsinler . EN KÖTÜSÜ NEDİR ? Resulü Ekrem ( s . a . v . ) sordu : Kadınlarınızın azdığı , gençlerinizin isyana daldığı ve sizler cihadı terk ettiğiniz zaman haliniz nice olur ? Ashab : "Böyle şey olacak mı?" diye sorunca ( Allah ) Resulü: "Evet , varlığımı kudret elinde tutan (Allah )a yemin ederim ki daha kötüsü olacaktır" buyurdu. Ashab bu olaydan sonra iyice şaşırmıştı! "Daha kötüsü de mi olacak?" diye sorduklarında ise Allah Resulü "Evet olacak" dedikten sonra şunları söyledi , Evet , nefsim kudret elinde olan ( Allah )a yemin ederim ki bunun daha fenası da olacaktır . ( Allah ) teala şöyle buyuruyor : Zatıma kasem ettim , onlara öyle bir fitne ve bela veririm ki halim olanları da şaşırır.
  18. İdlib şehidi Cuma Bağatur'un babası Mehmet Bağatur, "Eğer devlet isterse ben, 1 ağabeyim, kardeşlerim, 5 çocuğum ve 3 bin kişilik Şigo aşiretiyle cephede savaşmaya hazırız. Türkiye Cumhuriyeti için ölmeye hazırız" diyerek meydan okudu. Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı Batman Şubesi'nce İdlib şehitleri için Atatürk Parkı'nda mevlid ve anma programı gerçekleştirildi. Programa Vali Hulusi Şahin, kurum müdürleri, vatandaşlar ve İdlib şehidi Cuma Bağatur'un babası Mehmet Bağatur katıldı. Programda konuşan Vali Hulusi Şahin, "Yeri geldiğinde bir değil, bin gideriz ama bayrağımızı indirtmeyiz, ezanımızı dindirtmeyiz" dedi. Bu toprakların bir santimetrekaresini kimseye böldürtmeyeceklerini ifade eden Vali Şahin, "Bizim Suriye'deki varlığımızın sebebi de budur, vatan savunmasıdır. Biz on binlerce kilometre uzaklıktan gelmedik. Rusya orada, Amerika orada, dünyanın birçok coğrafyasından savaşçılar var. Fakat oradaki karışıklık bizim topraklarımızı tehdit ediyor. Ne çabuk unuttuk Reyhanlı patlamasını, ne çabuk unuttuk Kilis'teki taciz saldırılarını, sınırdaki vatandaşlarımız evlerinin içinde şehit edildiler. Biz eğer Suriye coğrafyasında bulunmazsak buralarda rahat oturamayız. Eğer biz İdlib'deki mücadeleyi yapmazsak korkulur ki ileride bu mücadeleyi Diyarbakır'da, Batman'da, Maraş'ta yapmak zorunda kalacağız. O yüzden Türk ordusu Türkiye Cumhuriyeti'ni korumak için çalışıyor, macera aramıyor. Bizim evlatlarımız da vatan savunması için şehit oldular. Bu haklı ve kutlu mücadelede yalnız değiller. Bütün millet arkalarında. Mehmet amcam 'ben de giderim, kardeşlerim, yeğenlerim diğer evlatlarım var, çağırılırsak kalkar giderim' dedi. İşte bunu birilerinin Batılılara anlatması lazım. Zannediyorlar ki şehit sayısı artınca Türkiye devleti politika değiştirir. Hayır, tam tersi bizim intikam duygusunu alevlendirir ve gazabımız da çok daha feci olur. Bunu da şehit Cuma kardeşimizin silah arkadaşları gösteriyor. İntikamını aldılar Cuma'mızın. Bizler savaş isteyen bir millet değiliz, kendi topraklarımızda huzurlu yaşamak istiyoruz. Tekrardan şehitlerimize rahmet diliyorum. Biz biriz, 83 milyon ordumuzun arkasındayız" diye konuştu. Şehit babası: Cephede savaşmaya hazırız Anmaya katılan İdlib'de şehit düşen Sasonlu asker Cuma Bağatur'un babası Mehmet Bağatur ise şunları kaydetti: "Allah, devletimize zarar vermesin. Eğer devlet isterse ben, 1 ağabeyim, kardeşlerim, 5 çocuğum ve 3 bin kişilik Şigo aşiretiyle cephede savaşmaya hazırız. Bütün Türkiye'nin başı sağ olsun. Hangi cephe olursa olsun canı gönülden hepimiz gitmeye hazırız. Türkiye Cumhuriyeti için ölmeye hazırız." Şehit Ömer Halisdemir Anadolu Lisesi öğrencilerinin şehit askerlerinin isimleri anons edildiğinde hep birden 'burada' yanıtı programa katılanlara duygu dolu anlar yaşattı.
  19. Çekirge istilası, Hindistan'ı vurmuş durumda. 150 km hızla hareket ettiği ve bir günde 35 bin kişiye yetecek yiyeceği tükettiği belirtilen çekirgelerin, iki ile üç ay içinde Çin'e varacağı ve coronavirüs (Covid-19) sebebiyle zaten ekonomisi darbe almış ülkenin kıtlık ile de karşı karşıya geleceği belirtildi. Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan coronavirüs (Covid-19) dünyaya yayılmaya devam ederken, Pekin yönetimi şimdi de çekirge tehlikesiyle karşı karşıya. ÇOK SAYIDA ÜLKE ÇEKİRGE İSTİLASI İLE SARSILMIŞ DURUMDA Yemen'de ve Afrika'nın bazı ülkelerini istila eden çekirge sürüsü, zor günlerin yaşanmasına sebep oluyor. Birleşmiş Milletler (BM) kontrol altına alınmaması durumunda bu ülkelerin ciddi kıtlık çekeceği uyarısında bulundu. Afrika ülkeleri çekirge istilası sebebiyle zor günler geçiriyor... BİR GÜNDE 35 BİN KİŞİYE YETECEK YİYECEĞİ TÜKETTİLER Etiyopya, Kenya, Uganda, Tanzanya ve Somali'de tarım alanları büyük hasarlar görürken, Somali'de ülke çapında acil durum ilan edildi. Etiyopya da ülkenin 9 eyaletinin 4'ünde kırmızı alarm verdi. Çekirgeler Kenya'da sadece bir günde, 35 bin kişiye yetecek yiyeceği tüketti. Bir günde 35 bin kişiye yetecek yiyeceği tükettiler YENİ DELHİ YÖNETİMİ HAREKETE GEÇTİ Suudi Arabistan, Umman, Sudan ve Pakistan'ı da etkisi altına alan istila, şu anda Hindistan'ı vurmuş durumda. 400 milyar çekirgenin ülkeyi işgal ettiği duyurulurken, 150 km hızla ilerleyen çekirgelerin çok sayıda ürünü yok ettiği ve ekonomiyi sarstığı öne sürüldü. 700 bin Hint askerinin de çekirge istilasıyla mücadelede görevlendirildiği aktarıldı. UZMANLAR UYARDI: ÇİN'İ CİDDİ KITLIK BEKLİYOR Çin devlet televizyonunda yayınlanan bir görüntüde ise, Hindistan'ı kıtlıkla karşı karşıya bırakan çekirge sürüsünün nasıl hızlı hareket ettiği gözler önüne serildi. Çekirgelerin çok hızlı bir şekilde yol aldığı kaydedilirken, virüs sebebiyle ekonomisinde ciddi sorunlar yaşayan Çin'e iki ile üç ay içinde ulaşacağı belirtildi. Uzmanlar, Covid-19 ile başı belada olan Pekin yönetimini, çekirge istilası ile daha zor günlerin beklediğini söyledi ve ülkenin ciddi kıtlık çekebileceğini bildirdi.
  20. Corona virüsü tedavisi.?!

  21. Bu belirtilere dikkat! Eğer bu olayları yaşıyorsanız sizde de cin musallatı belirtileri olabilir... Bu konuda Kadı Abdülcabbar el-Hemezani şöyle demiştir: "Cisimlerin şeffaflığına ve hava gibi olduklarına dair getirdiğimiz deliller sahihse, rüzgar ve esintinin elbisenin yırtığından bedenlerimize girdiği gibi, cinlerinde bedenlerimize girmeleri imkansız değildir. Bu cevherleri aynı çerçevede toplamaya götürmez. Çünkü onlar, ancak yerleşme yoluyla değil, yakınlık yoluyla bir araya gelirler. Şeffaf cismin kapların içine girdiği gibi onlar da bizim vücutlarımızın içine girerler." Şeyhülistan İbn Teymine ise şunları söylemiştir: "Cinin insan bedenine girmesi, ehli sünnet imamlarının ittifakıyla sabittir. Bu, onu düşünüp araştıran kimse için, şahit olunan ve hissedilen bir şeydir. O saralının içine girer, onun bilmediği hatta kendisinin de bilmediği bir şekilde konuşur. Hatta bir deve vursa, öleceği şekilde vurur. Bunu saralı hissetmez. Yüce Allah "Şeytanın dokunup çarptığı kimse gibi ..." buyurmaktadır. Cinler vücudun hangi noktalarından çarpar? "Çarpan ruhların, çarptıkları başlıca üç nokta vardır: beynin kaidesi, saç örgüsünün güneş gören yerleri, tenasül organlarına hakim olduğu merkez." İnsanları çarpma nedenleri nelerdir? "Erkek cinin insanlardan bir kadına, kadın cinin de insanlardan bir erkeğe aşık olması. İnsanın, kaynar su dökmek, yüksek bir yerden üzerine düşmek gibi nedenlerle cine haksızlık etmesi, kötülük etmesi ve cinin sebepsiz yere insanı çarparak ona zulmetmesi. Cinler insanlardan ancak, şu dört halde hoşlanır: aşırı öfke, aşırı korku, nefsin aşırı isteklerini düşkünlüğü ve aşırı gaflet." Cin çarpmasının belirtileri nelerdir? Yine Vahid Addüsselam Bali'nin eserine göre cinin insanı çarpmasına diğer hastalıklar gibi kendine has belirtileri vardır. Bu arazlar iki kısma ayrılır. 1. Uykudaki arazlar. 2. Uyanıklık halindeki arazlar. Uykuyla ilgili arazlar şunlardır: 1. Uykusuzluk. Yani insanın ancak yattıktan uzun süre sonra uyuyabilmesidir. 2. Geceleyin çok uykusuz kalmak. 3. Kabuslar. İnsanların, uyurken kendisine sıkıntı veren bir şeyi görmesidir. O uykuda bağırarak yardım ister ama bir türlü bunu beceremez. 4. Korkunç rüyalar. Uyurken kedi, köpek, yılan, aslan, tilki ve fare gibi hayvanlar görmek. 5. Dişlerini gıcırdatmak. 6. Uyurken gülmek, ağlamak, çığlık atmak, inlenmek, kalkıp şuursuz olarak gezmek, kendisinin yüksek bir yerden düştüğünü zannetmek. 7. Aşırı uzunlukların veya aşırı kısalıklarına dikkatli bakılan, tuhaf özellikleri bulunan insanlar ve siyah insanlar gördüğünü zannetmek. 8. Uyurken bazı karartılar görmek. Uyanıklık halindeki belirtiler: 1. Devamlı baş ağrısı, ancak bunun şartı vardır. Bu ağrının sebebi göz, kulak, burun veya midedeki bir hastalıktan olmamalı. 2. Yüz çevirmek. Bu Allah'a zikirden ve namaz, oruç gibi farz ibadetlerden yüz çevirmektir. 3. Dağınıklık. Bundan maksat zihni dağınıktır. 4. Tembellik. Bu durumdaki kişi hiçbir şey istemez. 5. Sara, bu sinir kasılmasına adı verilendir. 6. Organlardan birinde, tıbbın tedavi edemediği bir ağrı. Cinlerin ömrü ne kadardır? Cinler, dumansız ateşten yaratılmış varlıklar olduklarından, hız ve zaman onlar için söz konusu değil. Çok süratli hareket eden ve yaşayan varlıklar olduklarından dolayı, insanların zamanına göre hesap edilirse, tahmini 800 ila 1000 yıl arasında bir ömür yaşadıkları ortaya çıkar. Hazreti Allah şöyle buyurmuştur: "Cine gelince, onu da kavurucu ateşten yarattık." Biz insanlar çamurdan yaratılmış varlıklarız. Cinler ise dumansız ateşten yaratılmıştır ve bu yüzden ömürleri de ateştir. Ateşten çok korkarlar ve yanarak ölürler. Tabii ki kimin ne kadar yaşacağını, ömrünün süresini Hazreti Allah bilmektedir. Bizler sadece ortalama bir yıl verebiliriz. Dünya üzerindeki cinlerin sayısı ne kadardır? Cinlerin yeryüzündeki sayılarına gelince, yine tahmini olarak söylüyorum, dünyada beş milyar insan varsa, cinler altı yedi milyardır. Bazı insanlar cinlerin insanlardan üstün olduklarını, en güçlü varlık olduklarını sanırlar, bu asla doğru değildir. Çünkü en mükemmel varlık insandır. Lakin cinlerin de alim olanları var. Bu ilim ehli olan cinler tabii ki cahil insanlardan üstünlerdir. Cinler nasıl yaşar? İnsanlar gibi yaşarlar. Cinlerin birçok türü vardır. Cinleri üç türe ayırabiliriz. Kimisinin kanatları vardır, havada uçarlar. Kimisi yılan ve akrep şeklindedir. Ve değişik hayvan şekillerine girebilirler. Bir başka şekli ise değişik yerlerde yaşamayı seven insanların içerisinde yerleşip hayat sürerler. Cinler ekseriyetle insanların bulunmadığı yerleri tercih ederler. Şeytani cinler kasvetli, pis, rutubetli, çöplük ve derecelerde, dağlık olan yerlerde yaşamayı severler. Genel olarak cin toplumları insanlarla fazla iç içe olmayı istemezler, ama bugün insanlar dağları, tepeleri, bağırları doldurmuş durumdadır. Bundan dolayı cinlerle insanlar iç içe yaşar duruma geldiler. Bununla beraber temiz ortamda yaşayan cinler de var. Bu daha çok cin topluluklarının kültürleriyle ilgilidir. Pisi de vardır temizi de. Eskiden cinlerin rahatsız etmiş olduğu insan sayısı bugünkü kadar fazla değildi. Bugün şeytani cinlerin rahatsız etmiş olduğu insan sayısı oldukça fazladır. Cinlerin de mezarları vardır. Hatta mezarlıklarda bulunmayı çok sever ve özellikle oraları mekan edinirler. Kaynak: Takvim
  22. Epic Games yine bir krallık yaptı ve 209 TL değerindeki Assassin’s Creed Syndicate oyununu ücretsiz yaptı. Aslında oyun ücretsiz olalı bir kaç gün oluyor ama bu fırsattan herkes yararlansın diye haberini yapmak istedik. Daha önce seriyi oynadıysanız, oyunu muhtemelen biliyorsunuzdur. Fakat hiç oynamadıysanız Assassin’s Creed Syndicate serisinden ücretsiz olarak başlayabilirsiniz. Ayrıca Epic Games oyunu size verdikten sonra, kalıcı bir şekilde kütüphanenizde kalabiliyor. Öyle Steam gibi “al 2 gün sonra geri verirsin” mantığı ile iş yapmıyorlar. Assassin’s Creed Syndicate trailer oynanış videosu Epic Games üzerinden nasıl alırım? Çok basit. Önce Epic Games hesabınız yoksa, launcher indirmeniz ve hesap oluşturmanız gerekli. Ardından oluşturduğunuz hesap ile giriş yapın. Sağ üstte bulunan arama kısmına Assassin’s Creed Syndicate yazın ve aratın. Hemen yine sağ alt bölümde “ÜCRETSİZ” bölümünü göreceksiniz. Ürünü sepetinize ekleyin ve hiç bir ödeme yapmadan kolayca satın alabilirsiniz. Yine herhangi bir sorunuz olursa, yorumlar bölümünden bizlere iletmeyi ihmal etmeyin. Ulaşmak isterseniz buraya tıklayarak Epic Games’e gidebilirsiniz
  23. Siber Suçlarla Mücadele Müdürlüğü, sosyal medyadan provokatif paylaşımlarda bulunanlarla ilgili inceleme başlattı. Şu ana kadar 91 sosyal medya hesabıyla ilgili işlem ve tespit yapıldı. Çalışma devam ediyor.
  24. Güncelleme (04:00): Şehit sayımız 33'e çıktı, gazi sayımız ise 32... Güncelleme (02:00): Şehit sayımız 29'a çıktı. Güncelleme (00:30): Şehit sayımız 22'ye çıktı. Hatay Valisi Doğan yaptığı açıklamada, "İdlib'de rejim kuvvetleri tarafından TSK unsurları hava saldırısına uğramıştır. Bu saldırı sonucu 9 Mehmetçiğimiz şehit olmuştur" ifadelerini kullandı. Vali Doğan, "(İdlib'deki saldırı) Ağır yaralılarımız var, yaralılarımızı Cilvegözü Sınır Kapısından Türkiye'ye aldık. Tedavileri devam ediyor"
  25. Katar dönüşü uçakta açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Emeklilikte Yaşa Takılanlar konusunda "Fazla uzun sürmez, kısa bir süre sonra bu olayın nasıl bir manipülasyon, ülke ekonomisini çökertmeye dönük nasıl bir adım olduğunu herkes kabul edecek ve bunun karşısında durmaya başlayacak. Bunun, ülkemize bir kazanımı yok, kaybettirir." dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar dönüşü uçakta açıklamalarda bulundu. Emeklilikte Yaşa Takılanlar konusuna ilişkin konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan "fazla uzun sürmez, kısa bir süre sonra bu olayın nasıl bir manipülasyon, ülke ekonomisini çökertmeye dönük nasıl bir adım olduğunu herkes kabul edecek ve bunun karşısında durmaya başlayacak. Bunun, ülkemize bir kazanımı yok, kaybettirir." dedi.
  26. Yaklaşık 43 yıldır yaşadığı Fransa'da vatandaşlık başvurusu yapan Türk vatandaşı Murat Büyük'ün ‘Türkiye'ye olan ilgisi’ sebebiyle vatandaşlık talebi reddedildi. Büyük’ün ret gerekçelerini açıkladığı paylaşımı sosyal medyada büyük ilgi gördü. Henüz 4 yaşında geldiği Fransa'da 43 yıldır yaşayan Murat Büyük, yaklaşık 2 yıl önce Fransız vatandaşlığı almak için başvuruda bulundu. Başvurusu uzun bir süreç içerisinde değerlendirilen Büyük'ün aldığı ret cevabı ve gerekçesi gerek Türkler gerekse Fransızlar tarafından büyük tepki aldı. Sosyal medyada Türkiye ile alakalı paylaşımları ve Fransa'daki Türk sivil toplum kuruluşlarında aktif olması sebebiyle Fransa'nın Büyük'e vatandaşlık vermeyi reddettiği öğrenildi. "Türkiye'ye olan ilgisi Fransa'ya sadakatini garantilemiyor" Ret mektubunda gerekçe veren vatandaşlık başvuru idaresi "Asıl ülkenizin siyasetine bağlılığınız aşikar olup, bizim ülkemize ve kurumlarına sadakat garantiniz bulunmamakta" diyerek Büyük'e vatandaşlık vermediğini bildirdi. "Örnek bir vatandaş kaybettiler" Ret cevabı ile haksızlığa uğradığını dile getiren Büyük, "Fransa 43 yılda herhangi bir vukuat işlememiş, çalışıp, bir gün olsun işsiz kalmayıp, işsizlik kurumundan 1 kuruş almayan, 1 kuruş vergi borcu bulunmayan, çoğu Fransızdan daha iyi okuyan, yazan, tarihini, coğrafyasını ve genel olarak kültürünü bilen bir vatandaş kaybetti" dedi. "İslamofobiyaya ve Türkiye'deki gelişmelere sosyal medyada tepki gösterdiğim için reddedildim" Dernek faaliyetleri ile Fransız kurumlarının dikkatini çektiğini dile getiren Murat Büyük ayrıca sosyal medyada Türkiye ile ilgili fikirlerini paylaşmaktan kaçınmadığını ifade etti. İslamofobiya ile ilgili, Türkiye'deki 15 Temmuz darbe girişimi ve PKK ile ilgili tepkili paylaşımlarda bulunduğunu söyleyen Büyük, bu paylaşımlar sebebi ile ret cevabı almış olabileceğini belirtti. Bu sebeple ret cevabının adaletsiz olduğunu dile getiren Büyük, "Fransa'nın bize verdiği demokrasi, insan hakları, ifade ve düşünce özgürlüğü imajına ters düşüyor" şeklinde konuştu. "Ermenistan ve İsrail destekçisi siyasetçilere ayrıcalık, Türk vatandaşa karşı çifte standart" Fransa'daki seçilmiş milletvekilleri ve bakanlardan örnek veren Büyük, çifte standart uygulandığının altını çizdi. Açıkça Ermenistan ve İsrail bağlantılarını paylaşan, o ülkelere olan ilgi ve bağlarını dile getiren ve söz konusu ülkelerdeki seçimlerde aktif rol alacak kadar ileri giden Fransız siyasetçilerinden örnek veren Büyük, "Türkiye siyasetine ilgimden dolayı seçilmemiş olan beni reddettiler oysa seçilmiş olan bu siyasetçiler Fransa için herhangi bir sorun teşkil etmiyor" dedi. Gördüğü ayrımcılığı sosyal medyada paylaşma kararının adaletsizliği duyurmak istediğini söyleyen Büyük, "Bu olayın sessiz sedasız kapanmasını istemedim. Geniş bir kitleye ulaşıp Fransız İçişleri Bakanlığını kendisini sorgulamaya davet etmek istedim" diye konuştu. "Fransız dostlarımdan çok destek geldi, Fransa adına özür dilediler" Olayı paylaşması üzerine sosyal medyada iyi tepkilerin olduğunu söyleyen Büyük "Fransız dostlarımdan çok destek geldi, Fransa adına özür dilediler" dedi. "Terör yandaşları hakaret yağdırıyor" Sosyal medyada kötü tepkiler de aldığını da söyleye Büyük, "Terör yandaşlarından kötü tepkiler geldi, zaten onlardan bunu beklerdim. Özelden de bana hakaret yağdırıyorlar" açıklamasını yaptı.
  27. Tayvan'ın Ankara Ekonomi ve Kültür Misyonu Temsilcisi Yaser Cheng, Elazığ'da meydana gelen 6,8'lik depremle ilgili olarak yaptığı açıklamada, "Türkiye'ye acil kurtarma ekibi göndermeye hazırız. Kardeşlerimize yönelik ne yapabileceğimizi lütfen bildirin." dedi. Tayvan'ın Ankara Ekonomi ve Kültür Misyonu Temsilcisi Yaser Cheng, "Türkiye'ye acil kurtarma ekibi göndermeye hazırız. Kardeşlerimize yönelik ne yapabileceğimizi lütfen bildirin." açıklamasında bulundu. Tayvan'ın Ankara Ekonomi ve Kültür Misyonu Temsilcisi Yaser Cheng, Elazığ'ın Sivrice ilçesinde meydana gelen 6,8 büyüklüğündeki depremin ardından, Tayvan vatandaşlarının Türkiye'ye başsağlığı dileklerini ve yardım tekliflerini bildirdi. Cheng, yayımladığı mesajında, deprem mağdurlarının ailelerine taziyelerini iletti. Türkiye ile dayanışma adına neler yapabileceklerine yönelik, Tayvan vatandaşlarının ofisine birçok mesaj gönderdiğini belirten Cheng, "Çalışma ofisime iki gündür Tayvan'dan çok sayıda mesaj ulaştı. Vatandaşlarımızın çoğu, Elazığlı ailelere bağışta bulunmak için istekliliklerini duyurdular. Türkiye'ye acil kurtarma ekibi göndermeye hazırız. Kardeşlerimize yönelik ne yapabileceğimizi lütfen bildirin." ifadelerine yer verdi.
  1. Load more activity
×
×
  • Create New...